8. Sınıf 2. Ünite Sözlüğü

8. Sınıf 2. Ünite Kavramları

Ajans: Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş.
Amiral: General rütbesine eşit aşamadaki deniz subayı.
Antlaşma: İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede.
Anzak: Birinci Dünya Savaşı sırasında kurulan, Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerinin ortak adı.
Asayiş: Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, düzenlilik, güvenlik.
Asi: Devlet yasalarına karşı gelen, isyan eden.
Bab-ı Ali: Osmanlıda sadrazam makamı. Hükumet.
Bağımsızlık: Bir devletin başka bir devlete muhtaç kalmadan, kendi kararlarını kendi alabilmesi.
Bahriye Nazırı: Osmanlı Devleti’nde deniz bakanı.
Batarya: En küçük topçu birliği.
Bolşevik: Çarlık Rusyası’nın yıkılmasını sağlayan ve çoğunluk anlamına gelen hareket.
Cemiyet: Belli bir gaye için bir araya gelmiş olan topluluk.
Cihat: Din uğrunda düşmanla savaşma.
Çar: Rus imparatorlarına verilen unvan.
Çete: Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
Delege: Bir devlet veya bir kurul adına bir işi sonuçlandırmak üzere gönderilen kişi.
Devrim: Bir kurumun ya da toplumsal sistemi genellikle zor kullanarak yıkıp, yerine eskisinden farklı bir kurum ya da toplumsal sistem oluşturma.
Duyarsız: Olup biteni umursamayan durumu kabullenen.
Egemenlik: Devleti yönetme gücü. Yönetme yetkisi.
Egemen Devlet: Bir başka devlete bağımlı olmama kendi başına karar alabilme.
Eşkıya: Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar.
Felah: Kurtuluş, selamet.
Fetva: İslam hukuku ile ilgili bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.
Genelge: Yasa ve yönetmenliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim.
Güçler Birliği: Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek elde toplanması.
Güdüm: Belli bir amaca göre yönetilen, yönlendirilen, yürütülen.
Hakimiyet-i Milliye: Ankara’da çıkarılan milli gazete.
Halk Oylaması: Halkın türlü siyasi ve toplumsal sorunlar karşısında olumlu veya olumsuz görüşünü belirlemek için başvurulan oylama, plebisit, referandum.
Heyet: Kurul.
Heyet-i Temsiliye: TBMM kurulana kadar ulus adına Kurtuluş Savaşı’nı yürüten kurul.
Hıyanet-i Vataniye: TBMM’ye karşı çıkan isyanları önlemek amacıyla çıkarılan kanun.
İlhak: Egemenliği altına alma.
İmtiyaz: Belirli bir gruba tanınan ayrıcalık.
İnfial: Kızgınlık, öfke.
İrade: Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.
İrade-i Milliye: Sivas Kongresi’nde çıkarılan milli gazete.
İstihkâm: Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer.
İstiklal: Bağımsız olma durumu.
İtidal: Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük.
İtilaf(Anlaşık): Avrupa’da İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Almanya ve müttefiklerine karşı oluşturduğu güç birliği.
İttifak: Almanya-Avusturya-Macaristan ve İtalya’nın, İngiltere ve müttefiklerine karşı oluşturduğu güç birliği.
Kabine: Bakanlar Kurulu, hükumet.
Kamuoyu: Bir konu üzerinde halkın genel düşüncesi.
Kapitülasyon: Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.
Kilikya: Bugünkü Adana, Mersin, Konya ilinin güneyi ve Antalya ilinin doğusunu içine alan bölgeye eskiden verilen ad.
Komite: Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk.
Komünizm: Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni.
Kongre: Çeşitli yerlerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı.
Kuvayı İnzibatiye: Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Hükümeti’nin Kuvayımilliye’ye karşı kurduğu, yarı resmi askeri örgüt.
Kuvayımilliye: Kurtuluş Savaşı’nda Türk direniş örgütlenmelerine ve güçlerine verilen addır.
Lağvetmek: Bir kuruluşu kaldırmak, işleyişine son vermek.
Lojistik: Askerlerin silah, kurşun, yiyecek vb. ihtiyaçlarının karşılanması.
Manda: I. Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
Mandater: Mandacı.
Mebus: Milletvekili.
Meclisi Mebusan: Osmanlı Devleti’nin Meclisi.
Megali İdea: Büyük fikir.
Metropolit: Ortodokslarda patrikten sonra gelen ve bir bölgenin din işlerine başkanlık eden din adamı.
Milis: Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü.
Milli Egemenlik: Yönetme yetkisinin millete ait olması, halkın yönetime katılabilmesi.
Milli İrade: Milletin karar verme gücü.
Misak: And, antlaşma, bağlaşma, sözleşme.
Misak-i Milli: 28 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi’nde kabul edilen ulusal sınırlarımızı çizen belge.
Miting: Gösteri amacıyla veya bir olaya dikkati çekmek için genellikle açık yerlerde yapılan toplantı.
Muhafaza: Koruma.
Muhalif: Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse. Aykırı.
Muhip: Seven, sevgi besleyen, dost.
Müdafaa: Savunma.
Müftü: İl ve ilçelerde Müslümanların din işlerine bakan görevli. Fetva veren din adamı.
Mülki İdare: İl ve ilçe yönetimi.
Mütareke: İki tarafın anlaşarak geçici bir süre için savaşı bırakmaları, silah bırakma, ateşkes.
Müttefik: Biriyle söz ve güç birliği yapmış, antlaşma ile bağlı.
Nazır: Bakan.
Nüfuz: Söz geçirme.
Panslavizm: Rusların balkanlardaki Slav milletlerini bir araya getirerek sıcak denizlere inme politikası.
Patrikhane: Ortodoks Hıristiyanlarının başı olan patriğin içinde görev yaptığı yapı.
Propaganda: Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma.
Protesto: Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme.
Referandum: Halk oylaması.
Resmen Tanıma: İki devletin birbirleriyle yazılı ve diplomatik ilişki kurması.
Seferberlik: Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşı hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini ve savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü.
Sine-i millete dönmek: Görevinden ayrılıp, milletin kendisine dönmek, halkın arasına karışmak.
Siper: Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek.
Stratejik: Elinde bulundurana büyük ayrıcalıklar ve üstünlükler sağlayan yer ya da bölge.
Sulh: Barış
Sükûnet: Sessizlik.
Şarkiye: Doğu.
Tamim: Yasa ve yönetmenliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, genelge.
Tampon Devlet: Devletlerin güvenliklerini sağlamak amacıyla oluşturdukları ara bölge.
Tam Bağımsızlık: Sosyal, siyasal, hukuk ve ekonomik gibi her alanda bir devletin kendi kararlarını verebilmesi.
Teali: Yükselme, yücelme.
Teçhizat: Silah dışındaki savaş gereçleri.
Tehcir: Göç ettirme, göç etmesine sebep olma, sürme.
Tehcir Kanunu: 1915’te Doğudaki Ermenilerin zorunlu göçe tabi tutulma yasası.
Tek Çatı Altında Toplama: Ayrı ayrı olan unsurları birleştirerek tek merkezden yönetilebilir hale getirme.
Tekalifi Milliye: 7-8 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal tarafından ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için çıkarılan seferberlik yasası.
Telkin: Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama.
Temsil Heyeti: Erzurum Kongresinden TBMM’nin açılmasına kadar olan süreçte Milli Mücadeleyi yöneten yürütme kurul.
Terhis: Askerlik görevini bitirenlerin ordudan ayrılması.
Tersane: Gemi yapılan yer .
Teslimiyetçi: Boyun eğen, durumu kabullenen kişi.
Teşkilat-ı Esasiye: TBMM’nin açıldığı yıllarda hazırlanan devletimizin ilk anayasası.
Topyekün: Hepbirlikte, toplu olarak.
Ulusal İrade: Halkın düşüncesi, halkın kararı.
Uluslararası Denklik: Milletlerarası eşit olma durumu.
Ültimatom: Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota.
Üs: Harekâtın yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandığı, teçhizatın toplandığı ve dağıtıldığı yer.
Veliaht: Hükümdardan sonra yerine geçecek kimse.
Vilayet-i Sitte: 6 Doğu ili. (Erzurum, Van, Diyarbakır, Bitlis, Sivas, Elazığ)