7. Sınıf 2. Ünite Sözlüğü

Sosyal Bilgiler 7. Sınıf 2. Ünite Kavramlar Sözlüğü

 

Aforoz: Hıristiyanlıkta, dine ve dinsel kurumlarla otoritelere karşı ağır suç işleyenlere kilise tarafından verilen dinden çıkarma cezası.

Ahilik: Selçuklular ile Osmanlılar döneminde Anadolu’da sosyal dayanışmayı amaçlayan esnaf, zanaat gibi çalışma kollarını içine alan sosyal örgütlenme.

Akçe: Osmanlı Devleti’nde 1820 yılına dek kullanılan ve para birimi olarak kabul edilen gümüş sikke.

Astronomi: Gök cisimlerinin konumlarını, hareketlerini, birbirlerine olan uzaklıkların ölçülmesini, bunların fizik ve kimya bakımından yapılarını anlatan bilim, gök bilimi.

Ayan: Osmanlı Devletinde bir bölgenin ileri gelenleri, eşraf, toprak ağası.

Aydınlanma Çağı: 18. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan ve her konuda akla öncelik tanıyan düşünce sistemi.

Azap: Bekar Türk gençlerinden meydana getirilen yaya asker.

Azınlık: Bir toplumda sayıca az olan etnik kökeni ya da kültürel özellikleri farklı olan kimseler.

Barut: Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

Barok: 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da görülen sanat akımı.

Bimarhane: Akıl hastalarının tedavi edildiği hastaneler.

Burjuva: Şehirlerde yaşayan orta sınıf olan kimse.

Caiz: Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen.

Cebeciler:  Osmanlılarda silah bakım ve onarım işlerinden sorumlu askeri birlik.

Ceride-i Havadis: Osmanlı Devleti’nde yayınlanan ilk özel gazete.

Cihat: Müslümanların din uğruna yaptıkları mücadele.

Cirit: At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun.

Coğrafi Keşifler: 15. yüzyılda pusula ve açık denizlerde uzun yolculuklara dayanabilecek gemilerin yapılmasıyla Avrupalıların (Portekizler ve İspanyollar) yeni yerler ve kıtalar keşfetmeleri.

Defterdar: Osmanlı Devleti’nde gelir ve giderlerini düzenleyen ve bütçeyi hazırlayan yetkili kişi.

Derebeylik: Orta Çağ’da, toprak mülkiyetine sahip olan ve himayesindeki toprağa bağlı köylülerin üretiminden büyük payı alan toprak sahiplerinin egemenliğine dayanan toplumsal düzen.

Devşirme: Devlet hizmetlerinde ve Kapıkulu ocaklarında kullanılmak üzere Hristiyan çocukların, Türk-İslam geleneklerine göre yetiştirildiği sistem.

Divan-ı Hümayun: Osmanlılarda devletin önemli işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul.

Dogmatizim: Bir takım düşünceleri her zaman geçerli ve değişmez doğrular olarak kabul etme.

Donanma: Osmanlı’da deniz kuvvetlerine verilen isim.

Düyun-u Umumiye İdaresi: Osmanlının aldığı dış borçları ödeyememesi üzerine alacaklı devletlerin alacaklarını tahsil etmek için kurduğu ve Osmanlı Devleti’nin gelirlerine el koyan kurum.

Endüljans: Orta Çağ Avrupası’nda bir tür günah çıkarma ve ölümden sonra cennete gitmek için Papa’nın sattığı af belgesi

Engizisyon: Orta Çağ’da Katoliklerde katı din inanışlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı.

Enterdi: Katoliklerde bir ülkeyi kralı ile birlikte dinden atmak.

Evlad-ı Fatihan: Rumeli’nin fethi sırasında büyük yararlıkları görülen Türk halkı.

Ferman: Osmanlı Devleti’nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk.

Fetret: Padişahsız geçen süre.

Gayrimüslim: Müslüman olmayan.

Gaza: İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal
savaş.

Gotik: Avrupa’da 12. yüzyıldan sonra gelişen temelinde sivrilik biçimi yatan bir mimarlık hareketi.

Grejuva: Rum ateşi. Bizans’ın kullandığı suda bile yanan ateş.

Halife: Hz Muhammet’ten sonra onun yerine devlet başkanı olan ve Müslümanların liderliğini yapan kişiye verilen unvan.

Hattat: Çok güzel el yazısı yazan sanatçı.

Havra: Musevilerin ibadet ettiği yer.

Hisar: Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale.

Hümanizm: 14. yy’da ortaya çıkan felsefe, bilim ve sanat görüşü, insanlık sevgisi.

Islahat: Genel olarak herhangi bir kuruluşta, devlet düzeninde eskimiş ya da bozulmuş olan yanları düzeltme.

İcazet: Bilimde ve eğitimde öğrenimi tamamlayanlara verilen belge.

İhtilal: Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim.

İskân: Bir topluluğu yerleştirme, yurtlandırma.

İsyan: Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme.

Kalyon: Osmanlı donanmasında hareketini sadece yelkenlerle sağlayan savaş gemilerinden en büyüğüne verilen ad.

Kapıkulu Süvarileri: Kapıkulu askerlerinin atlı sınıfı.

Kapitülasyon: Osmanlı Devleti’nde yabancı tüccarlara verilen ayrıcalık. İmtiyaz.

Kaptanıderya: Osmanlı Devleti’nde deniz kuvvetlerinin en büyük askeri ve idari amiri.

Karavela: Osmanlı deniz kuvvetlerinde kullanılan büyük savaş gemilerine verilen isim.

Kaşif: Var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kişi.

Katolik: Roma Kilisesi ya da bu kilisenin dini lideri Papa’nın etrafında birleşen mezhep.

Külliye: Bir caminin çevresinde medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastahane gibi yapıların bütünü.

Levend: Osmanlı’da deniz askeri.

Lonca: Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek.

Mamur: Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışmış olan bakımlı imar edilmiş yer.

Medrese: Müslüman ülkelerde orta ve yükseköğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı.

Merkezi Otorite: Otoritenin tek bir kaynakta toplanmasına ve bu kurum ya da kişinin siyasi anlamda problemler yaşamadan yönettiği toprak parçasında düzenlemeler yapabilmesi.

Mezhep: Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri.

Müderris: Medreselerde ders veren hoca.

Nişancı: Padişahın ferman ve beratlarını hazırlayan, yazışmalara bakan ve bunlara tuğra (padişah imzası) basan divan üyesi.

Nizam-ı Cedit: Osmanlı Devleti’nde 3. Selim zamanında yapılan askeri, teknik, ekonomik vb. alanlarda yapılan yeniliklerin adı. Aynı dönemde Batı örnek alınarak kurulan ordunun adı.

Ortodoks: Patrik denen dini liderin etrafında birleşen mezhep.

Papa: Katolik mezhebinin lideri.

Papaz: Hristiyan din adamı, peder.

Patrik: Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.

Pusula: Üzerinde kuzey, güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan aygıt.

Reaya: Osmanlı Devleti’nde yönetime katılmayan, askeri sınıf dışında kalan, geçimini tarım ve ticaretle sağlayan kesim.

Reform: Hristiyanlığın Katolik mezhebinde yapılan düzenlemeler.

Rönesans: Bilim, edebiyat, resim ve müzik gibi alanlarda gelişme ve yenilik yapma.

Sadrazam: Osmanlılarda padişahın yardımcısı, mutlak vekili ve padişahtan sonra en yetkili kişidir.

Seyahatname: Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser.

Sipahi: Osmanlı İmparatorluğu’nda tımar sahibi bir sınıf asker. Atlı asker. Süvari.

Siyasi Birlik: Bir ülke veya bölgede yaşayan bütün insan topluluklarının bir yönetim altında toplanması.

Skolâstik Düşünce: Ortaçağ boyunca Katolik kilisesinin egemenliği altında olan, bilime kapalı dine dayalı düşünce.

Sömürgecilik: Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi.

Süvari: Atlı asker.

Şahi: Büyük top.

Şehzade: Osmanlılarda padişahın erkek çocuklarına verilen isim.

Şeyhülislam: Osmanlı devlet yönetiminde yapılan işlerin dine uygun olup olmadığına dair fetva veren divan üyesi.

Nüfuz: Söz geçirme, güçlü olma.

Tanzimat: Sultan Abdülmecit zamanında, 1839’da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.

Tebaa: Bir devletin hükmü altında bulunan halk.

Tekfur: Bizans Devleti’nde illeri yöneten vali.

Tersane: Gemi yapılan yer.

Tımar: Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak.

Tuğra: Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret.

Uç Beyliği: Uçların, sivil ve askerî yönetiminden sorumlu olan görevli.

Ulufe: Osmanlı İmparatorluğu’nda, kapıkulu askerlerine, saraydaki ve devlet örgütlerindeki kimi görevlilere üç ayda bir verilen ücret.

Yeniçeri: Orhan Gazi tarafından kurulan piyade sınıfı asker ocağının erleri.