633 Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve Meydana Gelen Değişimler Açık Uçlu Sorular ve Cevapları
Türklerin kitleler hâlinde İslamiyet’i kabul etmeye başladığı savaş hangisidir?
Cevap:
751 yılında yapılan Talas Savaşı’dır.
Talas Savaşı’nın Türk tarihi açısından önemi nedir?
Cevap:
Bu savaşta Türkler Abbasilere yardım etmiş, savaş sonrasında Türk-Arap dostluğu başlamış ve Türkler kitleler hâlinde Müslüman olmaya başlamıştır.
Abbasilerin uyguladığı hangi politika Türklerin İslamiyet’e geçişini kolaylaştırmıştır?
Cevap:
Emevilerin Arap olmayanları dışlayan “Mevali” politikasının aksine, Abbasilerin uyguladığı eşitlikçi, adaletli ve hoşgörülü politika Türklerin İslam’a ısınmasını sağlamıştır.
Gök Tanrı inancı ile İslamiyet arasındaki hangi benzerlikler Türklerin din değiştirmesini kolaylaştırmıştır?
Cevap:
Her iki inançta da “Tek Tanrı” inancı, ahiret inancı (cennet-cehennem), kurban kesme geleneği ve temizlik anlayışının benzer olması etkili olmuştur.
İslamiyet’in kabulüyle Türklerin “mezar” mimarisinde nasıl bir değişiklik olmuştur?
Cevap:
Eski “Kurgan” (anıt mezar) geleneği terk edilmiş, yerine İslami usullere uygun “Türbe” ve “Kümbet” mimarisi başlamıştır.
Türk Cihan Hakimiyeti” düşüncesi İslamiyet’teki hangi kavramla benzerlik göstermektedir?
Cevap:
İslamiyet’teki “Cihat” (dini yayma ve dünyaya adalet götürme) anlayışı ile benzerlik göstermektedir.
İslamiyet’in kabulünden sonra Türk sanatında hayvan figürlerinin ve heykellerin yerini ne almıştır?
Cevap:
İslamiyet’te insan resmi ve heykel yapımı hoş karşılanmadığı için bunların yerini geometrik desenler, bitkisel motifler, hat (güzel yazı) ve tezhip (süsleme) sanatları almıştır.
Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra hangi alfabeleri kullanmışlardır?
Cevap:
Karahanlılar hem Uygur hem Arap alfabesini kullanmış; Gazneliler ve Selçuklular ise Arap alfabesini benimsemişlerdir.
İslamiyet sonrasında devlet yönetiminde “Kurultay”ın yerini ne almıştır?
Cevap:
Devlet işlerinin görüşüldüğü “Divan” meclisi almıştır.
Orta Asya’da (Türkistan’da) kurulan ilk Müslüman Türk devleti hangisidir?
Cevap:
Karahanlılar Devleti’dir.
“Kutadgu Bilig” adlı eserin yazarı kimdir ve eser neyi anlatır?
Cevap:
Yusuf Has Hâcib tarafından yazılmıştır. “Mutluluk veren bilgi” anlamına gelir ve hükümdarlara devletin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda öğütler verir (Siyasetname özelliği taşır).
“Divanü Lügati’t-Türk” kim tarafından ve hangi amaçla yazılmıştır?
Cevap:
Kaşgarlı Mahmud tarafından, Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır.
“Sultan” ünvanını kullanan ilk Türk hükümdarı kimdir?
Cevap:
Gazneli Mahmud’dur.
Gazneli Mahmud’un Hindistan’a 17 sefer düzenlemesinin en önemli sonucu nedir?
Cevap:
İslamiyet’in Hindistan’da yayılmasını sağlamıştır.
Gazneli Mahmud’un “Sarayımın en değerli hazinesi” dediği bilim insanı kimdir?
Cevap:
Bîrûnî’dir.
1071 Malazgirt Savaşı’nın Türk tarihi açısından önemi nedir?
Cevap:
Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu ordusu Bizans’ı yenmiş ve Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır.
Nizamiye Medreseleri’nin kuruluş amacı ve önemi nedir?
Cevap:
Dönemin üniversiteleri niteliğindedir. Bilim insanı yetiştirmek, devlet memuru ihtiyacını karşılamak ve İslam dinini doğru öğretmek amacıyla kurulmuştur.
Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah adına Ömer Hayyam tarafından hazırlanan takvim hangisidir?
Cevap:
Güneş yılı esaslı “Celali Takvimi”dir.
“Siyasetname” adlı ünlü eseri yazan Selçuklu veziri kimdir?
Cevap:
Nizamülmülk’tür.
İslamiyet’in kabulünden sonra Türklerin yerleşik hayata geçmesiyle hangi ekonomik faaliyetler gelişmiştir?
Cevap:
Tarım daha yaygın hale gelmiş, şehirlerde ticaret (esnaflık) ve zanaatkârlık gelişmiş, İpek Yolu üzerindeki şehirler ticaret merkezi olmuştu.
İslamiyet öncesi Türklerin “Gök Tengri” inancı ile İslamiyet arasındaki benzerlikler, Türklerin yeni dini benimseme sürecini nasıl etkilemiştir?
Cevap:
Gök Tengri inancındaki tek Tanrı anlayışı, ölümden sonraki hayat (ahiret), cennet ve cehennem gibi kavramlar İslamiyet ile büyük benzerlik göstermekteydi. Ayrıca Türklerdeki “cihan hâkimiyeti” mefkûresi ile İslam’daki “cihat” anlayışının örtüşmesi, Türklerin İslamiyet’e geçişini kolaylaştırmış ve bu süreci hızlandırmıştır.
İslamiyet’in kabulüyle birlikte Türk mimarisinde meydana gelen en belirgin değişimler nelerdir? Bu değişimler yerleşik hayata geçiş hakkında ne söyler?
Cevap:
En önemli değişim, konar-göçer yaşamın bir parçası olan “kurgan” (anıt mezar) geleneğinin yerini “türbe” mimarisine bırakmasıdır. Ayrıca camiler, medreseler, kervansaraylar ve hastaneler (bimarhaneler) gibi kalıcı eserlerin inşa edilmesi, Türklerin yerleşik hayata geçtiğinin ve şehir kültürünü benimsediğinin kanıtıdır.
Karahanlılar Devleti’nin resmi dil olarak Türkçeyi benimsemesini, millî kimliği koruma çabası açısından değerlendiriniz.
Cevap:
Karahanlılar, İslamiyet’i kabul etmelerine rağmen Arapça veya Farsçayı değil, Türkçeyi resmi dil olarak kullanmışlardır. Bu durum, Karahanlıların nüfusunun çoğunluğunun Türk olmasından kaynaklanır ve onların kültürel değişim yaşarken öz benliklerini ve millî kimliklerini koruma konusundaki hassasiyetlerini gösterir.
Nizamiye Medreselerinin kurulması ve bilim insanlarının (Birûnî, Ömer Hayyam vb.) hükümdarlar tarafından desteklenmesi, Türk-İslam devletlerinin hakkında hangi ipuçlarını verir?
Cevap:
Bu durum, Türk-İslam devletlerinin sadece askeri güce değil, aynı zamanda bilgi ve medeniyete de büyük önem verdiğini gösterir. Nizamiye Medreseleri gibi kurumlar, devletin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi ve İslam dünyasını kültürel/bilimsel açıdan ileriye taşımayı hedefleyen vizyoner bir yaklaşımın sonucudur.
Karahanlılar ve Selçuklular döneminde kurulan “Bimarhane”, “Medrese” ve “Vakıf” gibi kurumların toplumsal dayanışma açısından rolünü değerlendiriniz.
Cevap:
Medreseler (özellikle Nizamiye Medreseleri) toplumda eğitim ve bilim düzeyini yükseltmiş , bimarhaneler (hastaneler) halkın sağlık ihtiyacını karşılamıştır. Vakıf sistemi ise bu sosyal tesislerin giderlerini karşılayarak hizmetlerin sürekliliğini sağlamış ve zengin ile fakir arasındaki yardımlaşmayı güçlendirerek toplumsal barışa katkıda bulunmuştur.
İslamiyet’in kabulünden sonra Türklerde “Kurgan” mezar yapımının yerini “Türbe” mimarisine bırakmasını, kültürel değişim ve süreklilik açısından nasıl yorumlarsınız?
Cevap:
Bu durum kültürel bir değişimi gösterir; çünkü mezar mimarisi yeni dinin inanç esaslarına (İslami usuller) göre şekillenmiştir. Ancak süreklilik açısından bakıldığında, Türklerin atalarına ve ölülerine verdikleri büyük değerin, anıt mezar yapma geleneği üzerinden türbelerle devam ettiği görülmektedir.